SGK Ödeme Kapsamında Olmayan Kanser İlaçları Davaları

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme kapsamına alınmayan yüksek maliyetli kanser ilaçlarına erişim sürecini, izlenmesi gereken hukuki adımları, dava öncesi zorunlu prosedürleri ve mahkemelerce verilen hayati öneme sahip ihtiyati tedbir kararlarını detaylıca incelemektedir. Bu analiz, özellikle Bursa ilinde tedavi gören ve SGK’nın ret kararları nedeniyle mağduriyet yaşayan hasta ve hasta yakınları için bir rehber niteliğindedir.

Tedavi Hakkının Anayasal Teminatı

Modern kanser tedavisinde kullanılan, ancak Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kısıtlamaları veya yüksek maliyetleri nedeniyle Kurum tarafından bedeli karşılanmayan immünoterapi ve akıllı ilaçların temini için yürütülen hukuki süreci kapsar. Bu hukuki mücadele, sadece bir mali talep olmaktan öte, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası‘nın 17. maddesi ile teminat altına alınmış olan yaşam hakkına ve 56. maddesinde düzenlenen sağlık hakkına doğrudan erişim talebini ifade etmektedir

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen sosyal devlet ilkesi, Kurumun bütçesel denge kaygılarına rağmen, vatandaşın hayati tedavisini sağlama yükümlülüğünü doğurmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararları, hastanın yaşamsal tedavisinin, idarenin mali ve ekonomik değerlendirmeleri  nedeniyle sınırlandırılamayacağını, zira sağlık hakkının bütçe kaygılarının üzerinde olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu temel çelişki, hukuki dayanağın merkezini oluşturur: Bürokratik veya mali engellerin, hastanın yaşam hakkına feda edilmesi gerekliliği.   

Ayrıca, Türkiye’nin onayladığı ve özellikle hastalık halinde sosyal güvenlik sağlayan uluslararası sözleşmeler, Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca iç hukukta kanun hükmünde ve normlar hiyerarşisinde kanunların üzerinde yer almaktadır. Bu durum, SGK’nın SUT’a dayalı ret gerekçelerini, uluslararası insan hakları bağlamında daha üst bir hukuki zeminde tartışmaya açma imkanı sunmaktadır.

SUT Kısıtlamaları: Akıllı İlaçlar ve İmmünoterapinin Finansal Yükü

Sosyal Güvenlik Kurumu, ilaç geri ödeme mekanizmasını, Resmî Gazete’de yayımlanan İlaç Geri Ödeme Yönetmeliği çerçevesinde yürütür ve ilaçların Bedeli Ödenen İlaç Listesi (EK-4) veya Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesi’nde yer almasını şart koşar. Ancak, modern onkoloji tedavisinde çığır açan immünoterapi ve akıllı ilaçların çoğu ya hiç listede yer almamakta ya da sadece kısıtlı endikasyonlarda karşılanmaktadır.   

Dava konusu olan ilaçlar arasında, Pembrolizumab (Keytruda), Atezolizumab (Tecentriq), Niraparib (Zejula), Trastuzumab deruxtecan (Enhertu), Bevacizumab (Altuzan) ve Rituximab (Mabthera) gibi yüksek maliyetli moleküller bulunmaktadır. Örneğin, Tecentriq gibi hayati öneme sahip bazı ilaçlar, ruhsatlı olduğu kanser türlerinde dahi SGK tarafından hiçbir endikasyonda geri ödeme kapsamına alınmamaktadır.   

Bu ilaçların maliyetleri, hastalar için ağır bir finansal yük yaratmaktadır. Örneğin, Enhertu etken maddeli bir ilacın yıllık doz maliyeti 1.885.150 TL civarındadır. Bu denli yüksek maliyetler karşısında, hastaların yargı yoluna başvurarak ilaç bedelini talep etmeleri, hayatta kalma mücadelesinin tek çaresi haline gelmektedir.

Etken MaddeTicari İsim (Örnek)Terapötik AlanSGK Geri Ödeme DurumuOrtalama Tek Doz/Kür Maliyeti (TL)
Trastuzumab deruxtecanEnhertuHedefe Yönelik TedaviSGK Karşılamıyor / Dava Konusu≈ 1.885.150 TL (Yıllık) 
NiraparibZejulaPARP İnhibitörüSGK Karşılamıyor / Dava Konusu≈ 100.458 TL (Kür) 
AtezolizumabTecentriqİmmünoterapiSGK Hiçbir Endikasyonda Karşılamıyor Yüksek Maliyetli
BevacizumabAltuzanAnti-anjiyogenezSGK Karşılamıyor ≈ 16.342 TL (Kür) 

Dava Şartı Olarak SGK’ya Yazılı Başvuru Prosedürü

Kanser ilacı bedelinin karşılanması davasının açılabilmesi için, hasta veya hasta yakını, hastanın bağlı bulunduğu SGK İl Müdürlüğü’ne veya Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne (SSGM) ilacın temini için yazılı bir talepte bulunmak zorundadır.   

Başvuru dilekçesine ek olarak, hekim raporu (ilacın zorunluluğunu belirten), reçete ve hastanın gelir durumu belgeleri (gerekliyse ödeme güçlüğünü ispatlamak adına) eklenmelidir.   

SGK, bu başvuruyu genellikle, ilacın SUT’ta belirtilen tanılardan biri olmadığı veya Bedeli Ödenen İlaç Listesi’nde yer almadığı gerekçesiyle olumsuz sonuçlandırır. Dava, ancak bu ret kararı çıktıktan sonra açılabilir.   

Kurumun, başvuruyu cevaplandırması için yasal süre 30 gündür. Eğer Kurum 30 gün içinde bir cevap vermezse, bu durum zımni ret (reddedilmiş sayılma) olarak kabul edilir ve dava açma süreci başlar. Bu 30 günlük sürenin dolması veya açık ret kararının alınması, davanın usulden kabul edilmesi için zorunlu bir dava şartıdır. Bu zorunluluğun yerine getirilmesi, davanın görevsiz mahkemede açılması kadar ciddi bir zaman kaybını engellemenin ilk adımıdır.

Hukuki Başarıyı Artıran Temel Tıbbi ve İdari Belgeler

Davanın esastan kazanılması için hukuki argümanların bilimsel dayanaklarla desteklenmesi kritiktir. Bu nedenle, idari başvuru aşamasında ve dava dosyasında yer alması gereken iki temel belge mevcuttur:

  1. Uzman Onkolog Raporu: Bu rapor, sadece ilacın reçete edildiğini değil, aynı zamanda mevcut durumdaki alternatif tedavi yöntemlerinin hastanın kanser türü ve evresi için etkisiz kaldığını, dava konusu ilacın hastanın sağlığı ve yaşam süresi için vazgeçilmez olduğunu bilimsel ve klinik verilerle kanıtlamalıdır.   
  2. TİTCK Endikasyon Dışı Kullanım Onayı: Akıllı ilaçlar veya immünoterapi, SUT’ta hiç listelenmemişse veya hastanın kanser türü için endikasyon dışı kullanılıyorsa, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan (TİTCK) alınacak endikasyon dışı kullanım onayı büyük önem taşır. Bu onay, ilacın tıbbi açıdan uygunluğunun idari bir merci tarafından teyit edildiği anlamına gelir ve yargılama sürecinde SGK’nın “bilimsel dayanak yok” veya “deneme aşamasında” itirazlarını kesin olarak çürütür.   

Görevli Mahkemenin Kesin Tespiti: İş Mahkemesi

SGK’nın geri ödeme yapmama kararı bir idari işlem niteliği taşıdığı için, görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğu yönünde bir yanılgı oluşabilmektedir. Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi, Kurumun sağlık yardımlarına ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde İş Mahkemelerini görevli kılmıştır. Bazı durumlarda ise İdare Mahkemeleri görevlidir.

İhtiyati Tedbirin Hukuki Mekanizması ve Zaruret Hali

Kanser tedavisinde hız, davanın nihai sonucundan daha önemlidir; zira tedaviye ara vermek, geri dönülmez sağlık kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, dava açılırken veya dava açıldıktan hemen sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edilmesi elzemdir.   

İhtiyati tedbir kararı, mahkeme süresince ilacın SGK tarafından karşılanmasını zorunlu kılan geçici bir hukuki korumadır. Tedbirin şartları; hak kaybı, ciddi zarar veya gecikme olasılığıdır. Kanser ilaçlarının karşılanması talebinde, hastanın acil tedavi ihtiyacı, hukuken Zaruret Hali olarak değerlendirilir.   

Normal şartlarda ihtiyati tedbir, uyuşmazlığın esasını çözme niteliğinde olamaz. Ancak, kanser ilaçları davalarında, hastanın yaşam hakkının korunması amacıyla mahkeme, SGK’nın ilacı temin etmesini emreden eda amaçlı ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu, hastanın tedaviye erişimini güvence altına alan en önemli hukuki araçtır. Tedbir kararı, mahkeme kararı kesinleşene kadar hastanın ilaca kesintisiz erişimini sağlar.

Kanser ilacı bedelinin karşılanması davaları, usul hukuku açısından idari başvuru zorunluluğu  ve görevli mahkemenin (İş Mahkemesi) doğru tespiti , esastan ise hukuki ve tıbbi kanıtların (uzman raporu, TİTCK onayı) titizlikle hazırlanmasını gerektiren kompleks süreçlerdir. Bu süreç, multidisipliner uzmanlık ve yüksek mahkeme içtihatlarına hâkimiyet gerektirir.   

Bursa merkezli bir hukuk bürosu olarak, müvekkil adaylarına yönelik strateji, yerel yargı mekanizmalarının etkin kullanımına odaklanmalıdır. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından teyit edilmiş ihtiyati tedbir kararlarının varlığı , yerel mahkemelerdeki başarı potansiyelini yükselten somut bir argümandır.   

Kanser hastaları ve yakınları için en büyük risk, ilacın bedeli ödenmediği için tedaviye ara vermek veya dava sürecinde zaman kaybetmektir. Doğru adımlarla açılan ve etkin bir ihtiyati tedbir talebi içeren SGK kanser davaları, hastaların hayati önem taşıyan modern tedavilere kesintisiz erişimini mahkeme kararı ile güvence altına almanın tek yoludur.

Facebook
Twitter
Email
Print
Picture of Avukat Efekan EFE
Avukat Efekan EFE

Avukat Efekan EFE, 7 yıllık tecrübesi ile Bursa'da Avukat olarak hizmet vermektedir.

Hemen Bilgi Al

Aklınızdaki tüm soru, görüş ve önerileriniz için hemen bizden bilgi alabilirsiniz.
Hemen Arayın