Yargı Reformunun Güncel Hukuki Zemininde 11. Yargı Paketi: Tanım ve Süreç Analizi

Türkiye Cumhuriyeti, Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde ortaya konulan hedefler doğrultusunda, hukukun üstünlüğünü esas alan, öngörülebilir, etkin ve hızlı bir adalet sistemi kurma amacını sürdürmektedir. Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak adlandırılan bu yeni yasal teklif, mevcut yargı reformu sürecinin devamı niteliğindedir. Bu teklif, önceki düzenlemelerde olduğu gibi yalnızca ceza ve infaz hukuku alanında sınırlı kalmamakta; ticari yaşamı, bilişim güvenliğini ve diğer mevzuat alanlarını da kapsayarak hukuki sistemde bütüncül bir iyileştirme gayesi gütmektedir.   

Yasa koyucunun bu tür çok kanunlu değişiklikleri bir paket altında sunması, hem reform hedeflerine ulaşma arzusunu pekiştirmekte hem de mevzuattaki bütünlüğü sağlamaya yönelik bir stratejiyi işaret etmektedir. Paketin temel hedefleri, hem toplumsal güvenlik risklerini yönetmek hem de COVID-19 pandemisi döneminde uygulanan geçici infaz tedbirleri nedeniyle ortaya çıkan infaz eşitsizliğini gidermektir. Bu tür düzenlemeler, yasal mevzuatı güncel tutarak adaletin hem hızlı hem de hakkaniyetli işlemesini sağlama yükümlülüğünü yansıtır.

Kamuoyunda yerleşmiş olan “11. Yargı Paketi” tabiri, aslında “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” başlığını taşımaktadır. Bu resmi başlık, teklifin sadece TCK’da değil, aynı zamanda diğer mevzuatlarda da kapsamlı düzenlemeler içerdiğini göstermesi açısından önemlidir.   

Kanun teklifi, toplam 38 maddeden oluşmakta  ve geniş bir hukuki alanı etkilemektedir. Yapılan analizler, teklifin sadece Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile ilgili maddeleri değil; aynı zamanda İnfaz Kanunu, özellikle Bursa gibi ticaretin yoğun olduğu iller için kritik olan İcra ve İflas Kanunu (İİK), Türk Medeni Kanunu (TMK) ve İnternet Kanunu (5651 sayılı Kanun) dahil olmak üzere 12 farklı kanunda değişiklik öngördüğünü ortaya koymaktadır. Bu geniş kapsam, paket üzerindeki analiz derinliğinin sadece ceza hukukuyla sınırlı kalmaması gerektiğini zorunlu kılmaktadır. Bursa Hukuk Bürosu olarak bu makale kısa bir özet çıkarmaktadır.

11. Yargı Paketi ile Gelen Kritik Değişikliklerin Kısa ve Net Özeti

Etkilenen KanunDeğişiklik AlanıDeğişikliğin Kısa Özeti
5237 Sayılı TCKKamu Güvenliğine Karşı SuçlarMeskun mahalde ateş açma ve trafikte yol kesme suçlarının hapis cezalarının alt sınırı yükseltildi.1
5275 Sayılı İnfaz KanunuCOVID-19 İnfaz Düzenlemesi Kapsamı31 Temmuz 2023 öncesi işlenen belirli suçlar için 3 yıl erken açık cezaevi ve 3 yıl erken denetimli serbestlik imkanı getirildi.2
2004 Sayılı İİKİhalenin Feshi Prosedürüİhalenin feshi taleplerinde nispi harç ve teminat yatırma zorunluluğu getirildi; eksiklik durumunda ret prosedürü netleştirildi.6
Ödeme Sistemleri KanunuBilişim ve Finansal GüvenlikBankacılıkta uzaktan çerçeve sözleşmelerde biyometrik/elektronik kimlik doğrulama zorunluluğu düzenlendi.11

Ceza Hukuku (TCK) ve Toplumsal Güvenlik Düzenlemeleri

  1. Meskun Mahalde Ateş Açma Suçu: Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 170/1’de düzenlenen meskun mahalde ateş açma suçuna ilişkin hapis cezalarının alt sınırları yükseltilmektedir. Bu düzenleme, yerleşim yerlerinde silahlardan kaynaklanan tehlikeli durumları daha caydırıcı cezalarla önlemeyi ve böylece kamu güvenliği tehlikesini bertaraf etmeyi amaçlamaktadır.   
  2. Trafikte Yol Kesme Suçu: Kanun teklifi ile trafikte yol kesme, araç konvoylarının seyir halinde iken yolu kapatması veya benzeri eylemler müstakil bir suç olarak düzenlenmektedir. Bu tür, kamu güvenliğini tehlikeye atan ve ulaşım özgürlüğünü kısıtlayan eylemlere verilen hapis cezalarının alt sınırları da önemli ölçüde artırılmaktadır. Yasa koyucu, bireysel özgürlükleri ve toplumsal düzeni bozan bu tür eylemlere karşı daha sert bir tutum sergilemektedir.   

Türk Medeni Kanunu, Bilişim ve Ödeme Sistemleri Hukukundaki Yenilikler

Paket, teknoloji ve finansal hizmetlerin güvenliği alanında da kritik adımlar atmaktadır.

Mobil Hat Yönetimi ve İdari Cezalar: İnternet Kanunu (5651 sayılı Kanun) kapsamında, mükerrer mobil hat aboneliklerine ilişkin yükümlülükler getirilmektedir. Bu süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en eski tarihli abonelikler korunarak ilgili işletmeci tarafından kesilecektir. Daha da önemlisi, ilgili hükümlerdeki yükümlülükleri yerine getirmeyen mobil haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, her bir mobil hat aboneliği başına 20 bin lira idari para cezası verilmesi öngörülmektedir. Bu durum, işletmeler için yeni bir regülasyonel uyum (compliance) riski doğurmakta ve bilişim hukuku danışmanlığının önemini artırmaktadır.   

Finansal Güvenlik ve Uzaktan Kimlik Doğrulama: Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’da (6493 Sayılı Kanun) yapılan değişiklikler, özellikle bankacılık ve FinTech sektörünü ilgilendirmektedir. Çerçeve sözleşmelerin yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarıyla mesafeli olarak kurulması durumunda, müşteri kimliğinin doğrulanmasına ilişkin standartlar yükseltilmektedir. Artık sözleşmeler, müşteri kimliğinin biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenecektir. Bu zorunluluk, uzaktan yapılan finansal işlemlerdeki sahtecilik ve dolandırıcılık riskini azaltmayı hedefleyen, finansal güvenliğe yönelik öncelikli bir devlet politikasının yansımasıdır.   

 İnfaz Hukuku Düzenlemesi ve “Af” İhtimalinin Hukuki Analizi

Af Çıktı mı? (Genel Af, Özel Af ve İnfaz Düzenlemesi Kavramlarının Farkı)

Hukuki durum, 11. Yargı Paketinde affa ilişkin yasal düzenlemelerin yer almadığını açıkça göstermektedir. Bu teklif, ne bir genel af (tüm cezaları silen) ne de bir özel af (belirli cezaları veya kişileri affeden) niteliği taşımaktadır.   

Düzenleme, “Af” tanımı yerine, infaz hukukuna ilişkin geçici bir infaz rejimi değişikliği veya idari tedbir olarak nitelendirilmelidir. Af, suçun varlığını veya hükmü tamamen ortadan kaldırırken, bu düzenleme sadece cezanın cezaevinde geçirilme süresini ve denetimli serbestlik şartlarını etkilemektedir.   

Bu düzenlemenin temel kaynağı, daha önce uygulanan Kovid-19 infaz tedbirlerinden faydalanamayan hükümlüler için ortaya çıkan “aynı suçu işleyip farklı infaza tabi olma” sorununu, yani infaz eşitsizliğini gidermektir.   

31 Temmuz 2023 Tarihinin Önemi

Yeni infaz düzenlemesinin merkezinde, COVID-19 infaz tedbirleri sonrasında oluşan hukuki eşitsizliği giderme amacı yer almaktadır. Bu amaç doğrultusunda, düzenlemeden faydalanacak hükümlülerin tespiti için kesin bir suç tarihi belirlenmiştir.

Kritik Suç Tarihi: Düzenlemeden yararlanabilmek için suçun, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş olması şarttır. Hukuki uygulamada önemli bir detay olarak, infazdan yararlanmak için kararın kesinleşmiş olması şart değildir; hüküm, suçun işlendiği tarih esas alınarak uygulanır.   

Bu düzenleme, aynı zamanda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) verileri üzerinden yapılan analizler ışığında değerlendirilmelidir. Önceki infaz düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin ardından, tutuklu ve hükümlü sayılarında ciddi bir düşüş yaşanmıştır (3 Temmuz 2023’te 360.722 olan sayı, infaz düzenlemesi sonrası hızla 270.607’ye inmiştir). Bu durum, yasa koyucunun infaz eşitliğini sağlama motivasyonunun yanı sıra, cezaevlerindeki doluluk oranlarını kalıcı olarak yönetmeyi amaçlayan bir idari zorunlulukla hareket ettiğini de göstermektedir. 

İnfaz Düzenlemesinden Kimler Yararlanabilecek? (Şartlar ve İstisnalar)

İnfaz düzenlemesinden kimlerin, hangi şartlarla ve hangi suçlardan yararlanabileceği, hukuki danışmanlık açısından en kritik detayları oluşturmaktadır. TBMM Adalet Komisyonu’nda yapılan değişikliklerle, özellikle toplumsal hassasiyet taşıyan suçlara ilişkin kapsam daraltılmıştır.   

Yararlanma Şartları, Kapsam ve Uygulama Prosedürü

Düzenlemeden, terör ve örgütlü suçlar ile belirlenen istisna suçlar hariç olmak üzere, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanlar faydalanabilecektir.   

Kapalı Cezaevinden Açık Cezaevine Geçiş Şartları:

  1. Toplam Hapis Cezası 10 Yıldan Az İse: Hükümlünün kapalı kurumda 1 ayını geçirmiş olması ve mevcut mevzuata göre açık kuruma ayrılmasına 3 yıl veya daha az süre kalması gerekmektedir. Bu şartları sağlayanlar, şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilecektir.   
  2. Toplam Hapis Cezası 10 Yıl ve Daha Fazla İse: Hükümlünün kapalı kurumda 3 ayını geçirmiş olması ve mevcut mevzuata göre açık kuruma ayrılmasına 3 yıl veya daha az süre kalması gerekmektedir. Bu şartları sağlayanlar, şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık kuruma ayrılabilecektir.   

Denetimli Serbestlikten Erken Yararlanma Şartları:

Kapalı cezaevinden erken ayrılan bu hükümlüler ile 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri halinde, en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla, denetimli serbestlik uygulamasından 3 yıl erken yararlandırılacaktır.   

Prosedürel Gereklilikler: İnfaz süresine 5 yıl ve daha az kalan hükümlülerin genel olarak kapsama girmesi beklenmektedir. Hak kaybı yaşamamak adına, cezaevi idaresi ve infaz savcılıkları nezdinde yazılı başvuru yapılması ve gerekli belgelerin sunulması elzemdir. Bu karmaşık süre hesaplamaları ve prosedürel adımlar, infaz hukuku alanında uzman danışmanlık ihtiyacını en üst düzeye çıkarmaktadır.   

Mutlak Kapsam Dışı Suç Kategorileri:

  1. Terör ve örgütlü suçlar, düzenlemenin dışında tutulmuştur.   
  2. Alt soy ve üst soya (çocuklara, anne/babaya, vb.), kardeşe, eşe veya boşanılan eşe yönelik kasten öldürme suçları (TCK m. 81-82).   
  3. Kadına yönelik kasten öldürme (TCK m. 81-82).   
  4. Çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme.   
  5. Cinsel saldırı suçları (TCK m. 102).   
  6. Çocuğun cinsel istismarı suçları (TCK m. 103)

Sonuç ve Hukuki Çıkarımlar

11. Yargı Paketi, hukuki sistemi geniş bir yelpazede etkileyen çok yönlü bir düzenlemedir. Paket, bir yandan infaz rejimindeki eşitsizliği giderme ve cezaevi popülasyonunu yönetme gibi idari hedefleri karşılarken; diğer yandan ticari hayatı disipline eden (İİK değişiklikleri) ve bilişim güvenliğini artıran (uzaktan kimlik doğrulama) yapısal değişiklikleri içermektedir.

    Ancak, paketin yasalaşma sürecindeki tartışmalar ve Komisyon aşamasındaki köklü değişiklikler, yasa tekniği kalitesine yönelik bazı soru işaretleri doğurmuştur. Özellikle Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı gibi yapısal reformların göz ardı edilmesi, paketin acil çözümlere odaklandığını, uzun vadeli çözümleri ertelediğini göstermektedir.

    Facebook
    Twitter
    Email
    Print
    Picture of Avukat Efekan EFE
    Avukat Efekan EFE

    Avukat Efekan EFE, 7 yıllık tecrübesi ile Bursa'da Avukat olarak hizmet vermektedir.

    Hemen Bilgi Al

    Aklınızdaki tüm soru, görüş ve önerileriniz için hemen bizden bilgi alabilirsiniz.
    Hemen Arayın