Mala Zarar Verme Suçu (TCK 151 ve 152)

Mala Zarar Verme Suçu Nedir?

Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir mala hukuka aykırı olarak zarar vermeyi ifade eden bir malvarlığına karşı suçtur. Türk Ceza Kanunu (TCK) 151. ve 152. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu suç, bir kişinin başkasına ait mala kasten zarar vermesi ile oluşur. Örneğin bir kimsenin komşusunun arabasını çizmesi, bir dükkânın camını kırması veya bir başkasına ait eşyayı kullanılamaz hale getirmesi gibi fiiller mala zarar verme suçuna girer. Bu suç, mülkiyet hakkını korumayı amaçlar ve failin davranışı kasten (bilinçli olarak) gerçekleştirilmelidir; dikkatsizlikle veya istemeden meydana gelen zararlar (taksirle) bu kapsamda değerlendirilmez.

Mala zarar verme suçu kanunda, “başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılmaz hale getirmek veya kirletmek” şeklinde tanımlanmıştır. Bu ifadede sayılan eylemler suçun seçimlik hareketleridir; yani bu fiillerden herhangi birini gerçekleştiren kimse, diğer şartlar da varsa mala zarar verme suçunu işlemiş sayılır. Ayrıca haklı bir neden olmaksızın sahipli bir hayvanı öldürmek veya değerini düşürecek şekilde yaralamak da aynı kapsamda değerlendirilir. Bu yönüyle, bir kişinin evcil hayvanına zarar vermek de mala zarar verme suçunu oluşturabilir.

TCK 151 ve 152: Basit ve Nitelikli Mala Zarar Verme

TCK 151. maddesi, mala zarar verme suçunun temel (basit) şeklini düzenlerken; 152. maddesi bu suçun nitelikli (daha ağır cezayı gerektiren) hallerini düzenlemektedir. Basit mala zarar verme suçu, genellikle özel mülkiyete konu normal mallar üzerinde işlenen, daha düşük cezalı halidir. Nitelikli mala zarar verme ise, zararın niteliği, hedef alınan malın türü veya işleniş yöntemi gibi sebeplerle daha ağır ceza öngörülen durumları kapsar.

Basit Mala Zarar Verme Suçu (TCK 151)

TCK 151’e göre, başkasının malına kasıtlı olarak zarar veren kişi, mağdurun şikâyeti üzerine cezalandırılır. Kanun, zarar verme fiilini gerçekleştirebilecek çeşitli hareketleri (yıkma, bozma, yakma, kırma vb.) tek tek saymıştır. Basit mala zarar verme suçu, mağdurun kişisel malvarlığına yönelen haksız bir müdahaledir. Örneğin, birinin cep telefonunu kasten kırmak veya evinin camlarını taş atarak hasara uğratmak bu kapsamdadır.

Basit mala zarar verme suçunun oluşması için fiilin kasten yapılması şarttır; failin özel bir saikle hareket etmesi gerekmese de, bilerek ve isteyerek hareket etmiş olması aranır. Ayrıca zarar verilen malın başkasına ait olması gerekir. Kişinin kendi malına zarar vermesi suç oluşturmaz. Zarar kavramı yalnızca malın tamamen yok olmasını değil, işlevinin azalmasını veya değerinin düşmesini de içerir. Dolayısıyla bir eşyanın kullanım amacına uygun kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen her türlü hasar, mala zarar verme kapsamında değerlendirilebilir.

Nitelikli Mala Zarar Verme Suçu (TCK 152)

TCK 152, mala zarar verme suçunun nitelikli hallerini düzenler. Bu hallerde suçun işleniş koşulları veya hedef alınan malın özellikleri cezanın artırılmasına yol açar. Kanuna göre aşağıdaki durumlarda mala zarar verme suçu daha ağır cezalandırılır:

  • Kamu malına zarar verme: Kamu kurum veya kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş ya da kamunun yararlanmasına sunulmuş bina, tesis, eşya gibi mallara zarar verilmesi.
  • Afete karşı koruyucu eşyalara zarar verme: Yangın, sel, deprem gibi felaketlere karşı korunma amacıyla tahsis edilen araç, gereç veya tesislere zarar verilmesi (örneğin itfaiye ekipmanına zarar vermek).
  • Ağaç veya bitki örtüsüne zarar verme: Devlet ormanı statüsünde olmayan yerlerde dahi, dikili ağaç, fidan veya bağ çubuklarına kasıtlı zarar verilmesi.
  • Altyapı tesislerine zarar verme: Sulama veya içme suyu sağlama tesisleri, barajlar veya afetlerden korumaya yarayan yapı ve tesislere zarar vermek.
  • Grev, lokavt durumunda tarafların malına zarar: Grev veya lokavt sırasında işçi veya işveren sendikalarına ya da konfederasyonlarına ait bina, tesis veya eşyalara zarar vermek.
  • Siyasi parti veya meslek kuruluşu malına zarar: Siyasi partilere veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait bina, tesis veya eşyalara zarar vermek.
  • Öç almak amacıyla memurun malına zarar: Görevini yapmış veya görevi sona ermiş bir kamu görevlisine, görevinden dolayı intikam amacıyla ait olduğu eşya veya mala zarar vermek.

Yukarıdaki durumlar gerçekleştiğinde, fail nitelikli mala zarar verme suçu işlemiş olur. Bu haller, toplumun daha geniş kesimini ilgilendiren veya kamu düzenini etkileyen zararlara yol açtığı için kanun koyucu tarafından daha ağır yaptırıma tabi tutulmuştur. Ayrıca mala zarar verme fiilinin yakıcı veya patlayıcı maddeler kullanılarak, yangın çıkartılarak, su baskını veya toprak kayması oluşturularak ya da radyasyon, nükleer, biyolojik, kimyasal silah gibi tehlikeli yöntemlerle işlenmesi de ayrı bir nitelikli haldir. Bu tür tehlikeli yöntemler, sadece mala zarar vermekle kalmayıp kamu güvenliğini tehlikeye atabileceğinden, verilecek ceza kanunen belirli oranlarda arttırılır.

Mala Zarar Verme Suçunun Cezası ve Yaptırımları

Mala zarar verme suçunun cezası, suçun basit veya nitelikli olmasına göre farklılık gösterir. TCK 151 kapsamında (basit hal) işlenen mala zarar verme suçu için öngörülen ceza dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Burada “veya” bağlacı, hakimin şartlara göre hapis yerine doğrudan para cezası vermesine imkân tanır. Özellikle zararın nispeten küçük olduğu ve failin sabıkasız olduğu durumlarda mahkemeler para cezasına veya kısa süreli hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) yönelebilir.

TCK 152/1 kapsamındaki nitelikli hallerde (yukarıda listelenen özel durumlar) ceza bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasıdır. Bu durumda kanun, seçenek yaptırım olarak adli para cezası öngörmemiştir; yani kural olarak hapis cezası verilir. Ancak hakim, somut olayın koşullarına göre ve TCK 50. maddesindeki hükümlere uygun biçimde, hükmedilen kısa süreli hapis cezalarını yine de para cezasına çevirebilir.

Türk Ceza Kanunu, mala zarar verme gibi malvarlığına karşı suçlarda failin sonradan pişman olarak zararı telafi etmesini cezada indirim sebebi saymaktadır. Bu durum, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Mala zarar verme suçu işleyen bir kişi, eğer mağdurun uğradığı zararı gönüllü olarak karşılar veya ortadan kaldırırsa, hakkında daha düşük bir ceza verilebilir.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için zararın giderilmesi genellikle belirli aşamalarda gerçekleşmelidir. Örneğin, soruşturma aşamasında (dava açılmadan önce) tüm zarar tazmin edilirse, verilecek cezada önemli oranda indirim yapılabilir. Eğer dava açıldıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce zarar giderilirse, yine indirim uygulanmakla birlikte indirim oranı biraz daha düşük olacaktır. Bu indirim oranları TCK 168. maddede suç türüne göre belirlenmiştir. Mala zarar verme suçu bakımından da failin hasarı tam olarak onarması, yıktığı yapıyı eski haline getirmesi veya maddi değeri ödeyerek tazmini, mahkemece takdir edilen cezayı ciddi ölçüde azaltabilir.

Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Suçun İstisnaları

Her zarar verme fiili hukuki anlamda suç teşkil etmeyebilir. Kanun, bazı hukuka uygunluk nedenleri çerçevesinde mala verilen zararın cezalandırılmayacağını öngörür. Örneğin:

  • Meşru savunma (nefsi müdafaa): Kişinin kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı önlemek amacıyla bir mala zarar vermesi gerekebilir. Bu durumda saldırıyı defetmek için orantılı şekilde verilen zarar suç sayılmaz. Örneğin, saldırganın elindeki bıçağı düşürmek için ona ait bir eşyayı kırmak meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir.
  • Zorunluluk hali (ıztırar): Kişinin kendisinin veya başkasının bir hakkına yönelik mevcut bir tehlikeyi bertaraf etmek için başkasına ait bir mala zarar vermesi durumunda, bu zarar kaçınılmaz ve orantılı ise cezai sorumluluk doğmayabilir. Örneğin, yangından kaçmak için bir başkasının penceresini kırarak evine girmek zorunda kalan kişi zorunluluk halinde hareket etmiştir.
  • Kanun hükmünü yerine getirme veya kamu görevinin ifası: Yetkili bir kişinin kanundan aldığı yetkiyle mala zarar vermeyi gerektiren bir işlemi yapması halinde (örneğin, mahkeme kararıyla bir yapının yıkılması), bu fiil suç oluşturmaz.
  • Mağdurun rızası: Malın sahibinin, kendi malına zarar verilmesine rızası varsa, kural olarak suç oluşmaz. Ancak bu rızanın geçerli olabilmesi için hukuka ve ahlaka uygun sınırlar içinde olması gerekir.

Örneğin, fail bir mağazanın vitrinini kırmışsa ve dava sürecinde vitrinin masrafını karşılayıp yerine yenisini yaptırmışsa, bu durum mahkemece lehine değerlendirilecektir. Etkin pişmanlık, hem mağdurun zararının giderilmesi hem de failin topluma kazandırılması açısından teşvik edilen bir uygulamadır. Bu nedenle, mala zarar verme suçuyla itham edilen bir kişi, mümkün olan en kısa sürede zararı telafi etmek için adımlar atmalıdır. Bir Bursa ceza avukatı, müvekkilinin etkin pişmanlık hükümlerinden azami ölçüde yararlanabilmesi için süreci yönlendirecek, gerekli başvuru ve belgeleri hazırlayarak mahkemeye sunacaktır.

Mala zarar verme suçu yargılamasında, bir ceza avukatının desteği son derece önemlidir. Özellikle Bursa’da gerçekleşen bir olay için Bursa ceza avukatı tutmak, yerel uygulamalara hakimiyet ve pratik tecrübe açısından faydalı olacaktır. Avukat, müvekkilinin savunma stratejisini planlar, delilleri etkin bir şekilde sunar ve gerektiğinde bilirkişi incelemeleri talep edebilir (örneğin zararın boyutu hakkında). Ayrıca uzlaşma veya etkin pişmanlık gibi seçeneklerin müvekkil lehine kullanılması, hukuk prosedürlerinin doğru işletilmesi sayesinde mümkün olur. Deneyimli bir Bursa ceza avukatı, müvekkiline haklarını anlatır, süreç boyunca ona rehberlik eder ve en olumlu sonucun alınması için çaba gösterir.

Sonuç olarak, mala zarar verme suçu gerek günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir durum olması gerekse ciddi hukuki yaptırımlar doğurabilmesi nedeniyle dikkatle ele alınmalıdır. Hem mağdurlar hem de bu suçla itham edilen kişiler açısından, hakların bilinmesi ve doğru adımların atılması çok önemlidir. Eğer mala zarar verme suçuyla karşı karşıya kalındıysa, ceza hukuku alanında uzman bir Bursa ceza avukatı ile görüşmek, sürecin en sağlıklı şekilde yönetilmesini sağlayacaktır. Uzman bir avukatın desteğiyle, hem hukuki haklarınızı koruyabilir hem de yapılabilecek hata veya ihmal kaynaklı ağır sonuçların önüne geçebilirsiniz. Profesyonel hukuki yardım, bu tür durumlarda hem bilgilendirici hem de güven verici bir çözüm yolu sunmaktadır.

Facebook
Twitter
Email
Print
Picture of Avukat Efekan EFE
Avukat Efekan EFE

Avukat Efekan EFE, 7 yıllık tecrübesi ile Bursa'da Avukat olarak hizmet vermektedir.

Hemen Bilgi Al

Aklınızdaki tüm soru, görüş ve önerileriniz için hemen bizden bilgi alabilirsiniz.
Hemen Arayın